GAZİ İSMAİLOĞLULLARI ÇARŞAMBA KONUŞMALARI
ÇARŞAMBA KONUŞMALARI

Hatay denilince genellikle medeniyetler şehri olması ve zengin mutfağı gelir akla. Yerli ve yabancı turistler zaman tünelinde yolculuk yaparken gastronomi anlamında da tarihe yolculuk yaparlar adeta. Bunlar Hatay’ın en bilinen özellikleri lakin es geçilen çok önemli bir özelliği daha var aslında Hatay’ın dünyanın en uzun onuncu sahiline sahip ve sualtı florası açısından Türkiye’nin  nadide yerlerinden biri olan Samandağ sahili. Dalış eğitmeni Mahmut İgde’nin tanımıyla söyleyecek olursak ‘Doğu Akdeniz’in İncisi Samandağ’.

Bu haftaki konuğum Hatay’ın en genç dalış eğitmenlerinden, Keldağ Dalış Merkezi kurucusu, dalış eğitmeni ve sualtı fotoğrafçısı değerli hocam Mahmut İgde ile Doğu Akdeniz’in incisi Samandağ’ı konuştuk.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: MAHMUT HOCAM BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİSİN SEN NORMALDE DALIŞ MERAKI NASIL BAŞLADI SENDE?

MAHMUT İGDE:

Lise dönemindeyken yüzmeyi evimizin arkasındaki küçük derede öğrendim. İlk nefes tutma, serbest dalma çalışmalarımı deredeki bentte yaptım. Ve küçücük ırmaktaki su yaşamı beni çok etkiledi. Hemen kuzenimle ortaklaşa bir palat, maske ve şnorkel aldık. İki kişi dönüşümlü bir şekilde kullanmaya başladık. Derken üniversite 1. sınıftayken yüzme hocam Fatih Şaşmaz hafta sonu okulun havuzunda yapılacak etkinlikten bahsetti. Üniversitede yapılacak bu etkinlik Doğu Akdeniz Dalış Merkezinin havuzda deneme dalışı etkinliği idi. Aslında benim için pek iyi başlamamıştı. Düşünsenize havuzda deneme dalışında az kaldı boğuluyordum. Ama yinede o hafta sonu dalış teknesine gidip bu olayı daha ileriye taşıyıp denizde o canlıları yakından görmek istiyordum. İşte o hafta sonu benim dalış hayatımın, sualtı sevdamın başladığı gündü.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: SENİ YILLARDIR TANIYAN BİRİ OLARAK BİLİRİM Kİ DALIŞ SENİN İÇİN BİR TUTKU BİR YAŞAM ŞEKLİ BU SEVDA NE ZAMAN BAŞLADI NASIL PROFESYONELLEŞMEYE KARAR VERDİN ?

MAHMUT İGDE:

Benim için sualtı ikinci bir uzay gibidir. Nedeni de suyun kaldırma kuvvetini kullanarak adeta su altında uçma hissini yaşıyorsunuz. Tam bir astronot gibisiniz. Uzaya gidecek paramız yok ama sualtına gidebilecek imkânlarımız var. Dalış ekipmanını kuşanır derin sulara farklı bir atmosfere başka bir dünyaya yeni keşifler için yol alırsınız. Tanımadığımız bu atmosferde yeni keşifler yapmak  beni heyecanlandıran bir olaydır. Herkes köpek balığı ile karşılaştığında kendisini tehdit altında hisseder, oysa biz dünyadaki en şanslı insanlardan olduğumuzu düşünürüz. Bu aktivite hobiden de öte bu bir yaşam biçimidir. Uzun yıllardır dalış yapıyorum. Ve sualtı dünyasına bağlılığımı 2008 de dalış eğitmeni ve ardından rehber balıkadam olarak profesyonelliğe adım attım.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: PEKİ DALIŞ OKULUNU KURMAYA NASIL KARAR VERDİN BU OKUL KAPSAMINDA NASIL ÇALIŞMALAR YAPTIN?

MAHMUT İGDE:

Türkiye’nin birçok noktasında dalışlar yaptım, farklı stillerde dalış yaptıran dalış merkezlerinde çalıştım. Kendimi bu alanda geliştirebilmek için çok fazla eğitim aldım. Hatta en son İskenderun Teknik Üniversitesi Sualtı Teknolojileri bölümünü bitirdim.  Öğrendiklerimi aktarabilecek ve aynı zamanda bu bölgenin denizini ve sualtı dünyasını koruyabilecek bilinçli dalıcıları yetiştirecek bir dalış okulu hayali kurardım.  Ve en önemlisi buralıyım ve buraya bu anlamda bir gönül borcum var. Bu bölge Türkiye’de pek fazla duyulmamış önemi çok fazla ortaya çıkmamış bir bölge. Türkiye’nin en önemli dalış noktalarından Bodrum’a 4 sezonumu verdim. Buraya geldiğimde şunu düşümdüm, Hatay’ın su altı oluşumları Türkiye’nin birçok dalış noktasından çok daha özel ve güzel bir yer olmasına rağmen tanınmamış.  Evet, burada daha önce 2 dalış merkezi açılmış ama sadece biri aktif çalışıyor.  Dalış için bu kadar özel bir bölgede 5 hatta 10 dalış okulu olabilirdi. Çünkü buradaki sualtı dünyası gerçekten Türkiye’nin en önde gelen dalış noktalarından, bölgelerinden biridir. Ama duyulmamış burayı pek kimse bilmiyor. O zamanlarda sosyal medya yoktu teknoloji bu kadar gelişmemişti. Hava limanımız yoktu. Dalış için otobüslerle geliniyordu ve çok fazla malzeme ile icra edilen bir spor için otobüsle gelmek işkence gibiydi. Dönem değişti insanlar artık İstanbul’dan bir saat içerisinde rahatlıkla gelebiliyorlar. Havaalanından da bir saat toplamda 2 saat içerisinde dalış noktasında olunabiliyor artık.  Benim buraya olan borcumu ödemem için, kaliteli, iyi hizmet veren, kaliteyi yüksek tutan iyi eğitim veren bir dalış okulunu hayata geçirmek ve bu bölgenin reklamını en iyi şekilde yapmaktı. 2017 yılında keşfettiğimiz sualtı mağarası son 3 yılda Türkiye’nin en popüler dalış noktası oldu. Ve sosyal medyayı da kullanarak o kadar önemli bir noktaya geldi ki şu an Hatay’ın sualtı dünyası Türkiye’de en çok talep gören dalış noktalarında biri haline geldi.

 

2020’de pandemi ile beraber okulu açtık. Aslında herkesin yatırım yapmaktan çekindiği ve özellikle bütün dünyayı kasıp kavuran bir virüsün varlığı ile beraber biz hayallerimizden vazgeçmeyip hemen okulumuzu kurmaya başladık. Asıl amacımız Hatay’ın sualtı dünyasını, sualtı canlılarını, sualtındaki yaban hayatını tanıtmaktı. Bu işe gönül koyduk. Bu sebeple dalış okulunu açacağımız süreçte pandemi bizim için çok fazla önem teşkil etmedi.  İlk turumuzu, ilk dalış organizasyonumuzu 30 Ağustos Zafer Bayramında yaptık. Bu bizim için önemliydi. O güne denk getirdik. Çok şükür yaptığımız reklamlarla iyi başarı yakaladık. Bölgeyi tanıtmak için sosyal medyanın gücünü kullandık. Ve çok hızlı bir şekilde dönütlerini aldık. Pandemiden sonra bölgemizde  Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ile sualtı fotoğraf yarışması düzenleyip sualtını fotoğraflarla tanıtarak bölgenin yükselen trendini daha da ileri taşıyacağız.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: BÖLGENİN DENİZİNE BORÇLU OLDUĞUNU SÖYLEDİN AZ ÖNCE BU TAM OLARAK NE DEMEK ?

MAHMUT İGDE:

Beden eğitimi öğretmeniyim ve bu bölümü okurken dalışla tanıştım. Denize, sualtına karşı bir sempati oluştu bir sevda oluştu bende o zamanlarda. Ve denizde daha çok zaman geçirdikçe bu denizlerin korunması gerektiğini düşündüm. Dünyanın birçok yerinde denizler, okyanuslar korunuyor ama bizim burada bu maalesef makalelerden öteye geçmiyor. Bilim insanlarının çalışmaları masa başı yapılan yayınlardan, makalelerden öteye gitmiyordu.  Bende 2014’te sualtı teknolojilerini okudum denizle ilgili işin daha teknik boyutuna girmeye çalıştım. O vakit dedim ki; denizin korunmasıyla ilgili olarak ne yapabiliriz? düşünmeye başladım.  O zamanlar İskenderun Teknik Üniversitesinin Deniz Bilimleri Fakültesinde deniz koruma alanları üstüne yüksek lisansa başladım. Sonra bu alanda çalışan Hatay Tabiatı Koruma Derneğine, Samandağ Çevre Koruma Derneğine ve Doğa ve Bilim Derneğine  üye oldum ve çalışmalarına katılmaya başladım. Denizleri korumak önce çevremizi korumayla başlamalıydı.  Dalış okulu ise bunun sadece bir ayağı idi. Bilinçli dalıcılar yetiştirerek denizlerimizin korunmasına daha çok katkı sağlayabileceğimizi düşündüm.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: SAMANDAĞ SAHİLİNE VE SU ALTINA DOĞU AKDENİZİN İNCİSİ DEDİRTEN ŞEY NEDİR ? BÖLGENİN NE GİBİ ÖZELLİKLERİ VAR ? HATAY’DA SUALTINDA BURAYA ÖZGÜ DENİZ CANLILARI İLE İLGİLİ GÖRDÜĞÜNÜZ EN İLGİNÇ ŞEYLER NEYDİ? NELERE TANIKLIK ETTİNİZ? BİRAZ BUNLARDAN BAHSEDER MİSİN?

 

MAHMUT İGDE:

Dünya’nın en büyük fay hattı olarak da kabul edilen Doğu Afrika Rift Vadisi, tamamı 6400 kilometre uzunluğunda olan ve Doğu Afrika’dan Lübnan’daki Bekaa Vadisi’ne ve oradan da Türkiye’nin güneyindeki Amik Ovası’na kadar uzanan büyük rift sisteminin en büyük bölümünü oluşturuyor.

Biz çöküntü bir fay hattının üzerinde yaşamaktayız. Bu meselenin bizim konuyla alakasına gelecek olursak bu durum sualtında da çok enteresan mağara oluşumlarının, büyük duvarların, sualtı balkonlarının, derin vadilerin  olduğu anlamına geliyor.  Türkiye’nin sualtı oluşumları bakımından en zengin noktasıdır. Kel Dağı taban olarak 12 km. bu alan içerisinde onlarca mağara, kovuk ve baca var. Bu oluşumlar sualtı zenginliğimize zenginlik katıyor. Bu oluşumlar Türkiye’deki dalıcıları bölgemize çeken yapılardır. Türkiye’deki en büyük sualtı mağaralarından biri de bizde. Oluşum açısından çok enteresan bir yapı 2017 de keşfettik. Sualtından 19 ile 21 metre aralığından giriyorsun ve yaklaşık 120 metreden daha fazla suyun altında yol aldıktan sonra tekrar yüzeydeki hava boşluklarına varıyorsunuz. Bir sürü hava boşluğu ve içlerinde sarkıtlar, dikitler var.

Bu yapılar da Türkiye’deki dalıcıları cezbediyor. Dünyada en önemli mağara dalışlarının yapıldığı yer Meksika’daki Senato mağaralarıdır. Şu süreçte oraya gitmek pandemi riski ve maddi külfeti dolayısıyla zor.  Türkiye’de bu tarz bir dalış bölgesini olması ve erişilebilirliği daha kolay olan bir bölge olması dolayısıyla dalış turizmi açsından çok güzel bir avantaj sunuyor bize. 

Bölgemizin en özel sualtı canlısı kesinlikle vatozlardır derim.  Türkiye’nin hiç bir yerinde bu kadar vatozu bir arada görebileceğiniz başka bir bölge yok diyebilirim. Vatozlar konusunda gerçekten çok şanslıyız Türkiye’nin en yoğun vatoz tarlalarından birine sahibiz. Özellikle vatozların çiftleşme dönemi olan ekim sonu kasım ve aralık ayları arasında çok yoğun bir popülasyon var. Bölgemiz bu konuda çok zengin. Bir dalışta 50 ile 60 arası vatozu bir arada görebilirsiniz. Anlatıldığı kadar tehlikeli bir tür de değillerdir. Aslında denizde yaşayan hiçbir tür o kadar da tehlikeli değildir. En tehlikeli tür maalesef insan ırkıdır. Siz sualtındaki hiçbir canlıya zarar vermeye kalkmadığınız sürece size zarar vermezlar. Onlar kendilerini savunmak için bir savunma refleksi gösterirler bizden farklı değiller. Siz onlara zarar vermeye kalkarsanız onlarda kendini savunmak için sahip oldukları silahları size karşı kullanacaktır. Buna köpek balığı da dahildir. Herkes köpek balıklarından inanılmaz derecede korkar. Sanırım JAWS filmi  özellikle köpek balıkları ile ilgili oluşturulan önyargı köpek balığı neslinin tükenmesi tehlikesini getirdi. Şu anda dünya köpek balıklarını korumak için çeşitli kampanyalar düzenliyor, çünkü köpek balığı denizdeki piramidin tepesindedir. O varsa deniz yaşar, O yoksa deniz ölür. Zincirin en önemli halkasıdır.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: DALIŞ SPORU İLE İLGİLENMEK İSTEYENLERE NELER ÖNERİRSİN ?

MAHMUT İGDE: Kesinlikle bulundukları bölgede Türkiye Sualtı Sporları Federasyonundan yetki almış bir dalış okuluyla iletişime geçip önce sualtını tanımaya bir deneme dalışı ile başlayabilirler. Ardından dalış eğitimi alabilirler. Ama dediğim gibi yetki almış ve kendini bu alanda geliştirmiş bir eğitmen bir dalış merkezinden eğitim almaları çok önemli. İyi bir eğitim hayat kurtarır. İyi bir dalıcı  olduğunuzda tehlikeyi düşünmektense oradaki atmosferden keyif almayı düşünürsünüz ve daha çok büyüsüne kapılırsınız. Çok iyi yüzme bilmenizede gerek yok. Yüzme bilmeyip bize katılıp deneme dalışı yapmak istiyorum, sualtını görmek istiyorum, bu atmosferi yaşamak istiyorum deyip de gelen birçok insan var. Ama tabii ki eğitim alacağınız zaman su üzerinde kendinizi  kurtarabilecek kadar yüzme becerisine sahip olmanız önemlidir. Kesinlikle herkesin bir kez de olsa sualtı dünyasını yakından görmesini isterim. Herkesi ikinci uzaya, bilinmeyen sualtı dünyasına davet ediyorum.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: BU ANLAMDA HERHENGİ BİR KURUM VEYA YEREL YÖNETİMLERDEN, SEÇİLMİŞLERDEN ATANMIŞLARDAN BİR DESTEK ALDINIZ MI HİÇ?

MAHMUT İGDE:

Hatay’da doğanın korunmasıyla ilgili çalışan STK’lar mevcuttu. Biri Samandağ Çevre Koruma Derneği diğeri de Hatay Tabiatı Koruma Derneği.  Hatay Tabiatı Koruma Derneği işin biraz daha kara boyutuyla ilgileniyor. Ve Hatay’ımızın sembol canlılarından biri olan Hatay Dağ Ceylanı (gazella gazella) konusunda  Sayın Abdullah ÖĞÜNÇ derneğiyle beraber inanılmaz güzel adımlar attı. Samandağ Çevre Koruma Derneği ise Michel ATİK ve ekibi ile beraber Hatay’ımızın ikinci sembol canlısı yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas)’ın korunmasıyla ilgili yürüttüğü çalışmalar var. Onları gördükten sonra inanılmaz bir  şekilde etkilendim.  Ve bende Hatay’ımızın üçüncü sembolü olabilecek canlı olabilecek  vatozları korumaya yönelik birşeyler yapmam lazımdı. O zaman bende dedim ki koruma alanları ile ilgili özellikle  kendi alanım olan deniz konusunda  ne yapabilirimi işin bilimsel boyutuna taşımaya karar verdim. Ve  İskenderun Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesinde deniz koruma alanları konusunda yüksek lisansa başladım. Üniversitedeki hocalarımdan destek olarak önümüzdeki süreçte  deniz koruma alanları üzerine çok güzel çalışmalar yapacağız.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞIYLA SUALTI ARAMA EKİBİ KURMAYLA İLGİLİ DE BİR ÇALIŞMA OLMUŞTU BUNDAN BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ?

MAHMUT İGDE: 

Onlar zatan bir arama kurtarma ekibi kurmuşlardı. O ekibin başında da iyi bir dalgıç arkadaşımız bulunuyor.. Bizden eğitim konusunda destek istediler. İtfaiye Daire Başkanı Sayın Mahir ÇİÇEK de inanılmaz güzel adımlar atıyor.  Bizde bölgemizin bu anlamda gelişmesi adına sualtı arama kurtarma eğitimi konusunda elimizden gelenin fazlasını yapacağımızı söyledik ve çalışmalarımızı yakın zamanda onlarla beraber başlatacağız. Umarım onlarla Hatay’ımızın gelişmesi adına önemli işlere imza atarız.

 


TARİH
17.03.2021
OKUNMA
Bu Haber 157 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Yazarın Diğer Yazıları