GAZİ İSMAİLOĞLULLARI ÇARŞAMBA KONUŞMALARI
AHMET BİLGİN İLE RÖPORTAJ 2

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Defne İlçe Başkanlığı meselesi var bu aralar yine en az belediye kadar konuşuluyor.  Defne İlçe Başkanı Akın Parlakyıldız’ ın söylediğini, aynen okuyorum: “ Görüyorum, Duyuyorum, Konuşamıyorum “ demiş ve bunu kendi sayfasında paylaşmış. Yani gizli saklı bir bilgi değil. Şimdi nasıl oluyor? CHP demokrat bir parti olarak bilinir, kendi işlettiği demokratik mekanizmalarla, tırnak içinde söylemek gerekirse başkan belirler, il başkanı belirler, ilçe başkanı belirler. Bir ilçe başkanının çıkıp bunları demesi ne demek oluyor? Defne halkının ne anlaması lazım bu çıkıştan?

AHMET BİLGİN: Açık söyleyeyim ben de bunu okuduğum zaman aslında altının birçok şeyle doldurulabileceğini düşündüm, bu adımı da olumlu bir adım olarak algıladım. Tabi ki bir ilçe başkanının bunu söylemesi, hele ki Defne gibi bir yerde, ne kadar içler acısı bir durum. Demek ki, o kadar tıkanmış ki artık sosyal medyada paylaşacak duruma gelmiş. Ve eminim ki haklıdır.  Konuşacak çok şey var. Bizim de ifade ettiğimiz bu hizmetsizliğin, işleyişin doğru olamaması, kafa kol ilişkilerinin bariz şekilde etkin olması asıl sorundur.

Bu durum ne demokrasiye ne de Defne’ye yakışmayan ve sosyal ve halkçı belediyecilikten tamamen uzak bir işleyişin sonucudur. CHP İlçe Başkanının kulakları sağır edecek kadar yüksek sesle söyledikleridir bunlar. Ancak tabi sonrası var bu işin.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Ahmet bey şöyle bir söylenti var; diyorlar ki bu çıkışın akabinde ilçe başkanı ve belediye arasında bir takım pazarlıklar döndü ve bu konunun üstü örtüldü. İçeriden biri olarak size soruyorum, buradaki hikâye ne?

AHMET BİLGİN: Sonuç itibari ile Akın bey CHP ilçe başkanıdır ve Defne belediyesi CHP’li dir.. Doğal olarak iletişimleri, iletişim kanalları var ama içeride ne oluyor ne bitiyor nasıl çalışmalar yapıyorlar bilmiyorum. Çünkü biz tamamen bağımsız olduğumuz için bu işlerin uzağındayız. Evet, söylenti çok ama net bir bilgi yok. Ancak şunu düşünüyorum CHP’nin, Hatay’daki ve Defne’deki dinamikleri bu söylemin daha da ileri gitmesine izin vermedi.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Yani bu şöyle mi okunuyor? Defne ilçe başkanı iyi bir şey de yapmaya çalışıyor olabilir ya da tersinden bakalım bir takım uzlaşılarla kol kırılır yen içinde kalır şeklinde de konu kapatılma yoluna gidilmiş olabilir. Çünkü o çıkıştan sonra herkes bunu bekledi açıkçası ben de bekledim Defneli olarak: altının doldurulmasını gerektirecek bir şey yaptınız siz, bir iddiada bulundunuz ve hukukta bile “müddei iddiasını ispatla mükelleftir aksi halde müfteridir” denir. Şuna döndü biraz da, bir deli kuyuya bir taş attı 40 akıllı çıkaramadı. Şimdi biz bekledik, tamam görüyorsun tamam duyuyorsun tamam konuşamıyorsun. Ee yani? Orada niye susmuştur?

AHMET BİLGİN: Kol kırılır yen içinde kalır her partinin içinde olan şeyler, bu partiyi ilgilendirir ama bence buradaki olay partiyi aşan bir mesele. Halk o kadar muzdarip ki, o kadar baskı altında ki… Altını çizerek söylüyorum, Akın Parlakyıldız’ı yakinen tanıyorum. Söylemlerini net söyleyen ve örgütüyle beraber bir şeyler yapmak istediğini, iyi niyetini kesinlikle görüyorum. Ancak, biraz önce söylediğim gibi Akın’ı da, örgütünü de maalesef ki aşan bazı şeyler vardır. Ve aslında biraz önce belediyenin kendi iç işleyişinde doğru şeylerin olmadığını söylemiştim örgütle de belediye arasında doğru bir iletişimin olmadığını düşünüyorum. Belediyenin sorunları ve halkın bundan şikâyetleri örgütüde zor durumda bırakıyor.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Peki bütün bunlara rağmen siyaset gerekçe üretme yeri değil çözüm üretme yeridir, doğru mu?

AHMET BİLGİN: Ben de buna inanıyorum. Elbette çözüm üretme yeridir. Bunu yapabilenler başarıyı elde edebilirler.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Delege seçimleri vs. bir şekilde bu halkın oylarıyla ilçe başkanı oluyorsunuz. Dolayısıyla yarın öbür gün, ya bunu söyledin ama altını doldurmadın denildiğinde “valla beni aştı” demesi, bir Defneli olarak, halk olarak, bir vatandaş olarak beni kesmez. “Niyetim iyi ama yapamıyorum” o zaman o koltuktaki varlığının sorgulanması gerekmiyor mu?

AHMET BİLGİN: Herkesi sorgulama hakkına sahibiz, yaptığı işlerle icraatlarıyla. Ama bunu yaparken bilgiyle yapalım, karşıdakini karalama ve iftiralarla değil.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Vatandaş nazlanabilir, gerekçe uydurabilir yapmamak için ama bir ilçe başkanı buna sığınamaz gibi geliyor.

AHMET BİLGİN: ‘’ acaba belediye ile bir uzlaşmaya, anlaşmaya varılıp böyle mi kapattılar söylentisi üzerine ‘’ ben istiyorum ki ve diliyorum ki böyle bir anlaşma olmuş olsun ama bu anlaşmanın sonuçları hizmet getirecekse  vehalkla düzgün bir iletişim yolu açacaksa olsun. Hepimizin amacı doğru sonuçlar almak değil mi?

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: İnşallah halkın yararına bir pazarlıktır diyorsunuz.

AHMET BİLGİN: Eğer yapılmışsa tabi, faydalı olacaksa varsın yapılsın. Meclis toplantısında da söyledim, 2 yıl gitti heba oldu ama 3 yılımız daha var. 3 yılda kimseyi ötekileştirmeden, herkesle doğru iletişim kurarak dinamiklerle masaya oturarak proje üretilirse biz kalan son 3 yılı kurtarabiliriz hala umut var diyorum. Burada da böyle bir anlaşmaya gidildiyse halkın yararına olacaksa ne âlâ. Anlaşma hataları örtmek için olmamalı çözüm üretmek için olabilir.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Geçenlerde muhtarlar bir araya geldi ve yeterince hizmet alamadıklarından yakındılar ve açıklama yaptılar. Özellikle Turunçlu Mahalle Muhtarı Sayın Muhsin Demirel, o çıkışından sonra bir takım sıkıntılar yaşadığını duyurdu hatta şöyle bir şey konuşuldu: Belediye başkanı tarafından ona tahsis edilen muhtarlık binasından ağıza alınmayacak laflar eşliğinde kovulduğu iddia edildi. Buna mukabil de muhtar: “Bana bunu resmi yazı ile bildirin gerekirse öyle gideyim” şeklinde bir çıkış sergiliyor. Az önce konuştuk, ilçe başkanı ile ilişkiniz tartışma götürüyor, kendi meclis üyelerinizle, grubunuzla ilişkiniz tartışmalı, muhalif üyelerle tamamen kopuksunuz şimdi muhtarlarla da bir uzlaşı yok. Bu konudaki düşünceniz ne? Neler oluyor?

AHMET BİLGİN: Birincisi SayınMuhsin Demirel çok deneyimli bir muhtar.Turunçlumuhtarı ve aynı zamanda 37 mahalle muhtarları dernek başkanlığı yapıyor. Süreci yönetme kabiliyeti ve ilişkileri doğru kurma becerisi var.Muhtarlar belediyelerle çalışıp halka en doğru hizmetleri vermek için beraber hareket ederler. Ancak nedense belediye yönetimi ile bir türlü o sinerjiyi ya da bu birlikteliği maalesef yakalayamadılar. Belediyeciliğin en basit temel hizmetlerinin Hatay Büyükşehir ve Defne Belediyesi tarafından yapılmaması muhtarların halkla karşı karşıya kalmalarına neden oluyor. Çünkü halk her zaman muhtarlara ulaşabiliyor ancak belediyelerde durum daha zordur. Doğal olarak halkın muhtarlar üzerinde oluşturduğu baskıların sonucu olarak böyle bir çıkışı oluyor. Belediye başkanı bunu anlamaya çalışmak yerine muhtarlık odasını boşaltmasını talep etmesi haksız bir durumdur. Bir yönetici sağduyu sahibi olmalı, aklıselim davranıp sorunları çözme yoluna giderse halk onu takdir eder.  Doğru iletişim doğru sonuçlar doğurur sözünün önemi tekrar önümüze çıkıyor. İletişim bir sanattır herkes bunu başaramaz.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Burada bir parantez açmak istiyorum, burada şunun payı var mı yeni gelen yönetimler genelde bir önceki yönetimlerin tasfiyesine yönelir. Beraber yürümek istemeyebilir, anlaşılabilir bir durumdur. Bunun payı var mıdır?

AHMET BİLGİN: Doğrudur, maalesef ki başkanın insanları bu şekilde ötekileştirdiğine biz şahit oluyoruz. Bu olayların yaşanmasına ve Sayın Muhsin Demirel’i ve SayınAkın Parlakyıldız’ı da bu duruma getiren ise halkın belediyeden memnuniyetsizliğidir. Onlar üzerinde ki halkın baskısıdır.Belediyenin tamamen halktan kopuk bir şekilde olmasıdır.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Şunu diyebiliriz o halde, o kadar çok muhatap almıyorsun ki insanlar başka mecralarda kendi dertlerini anlatma gayreti güdüyor

AHMET BİLGİN: Aslında, siz mükemmel bir yönetici ya da belediyeolsanız bile muhakkak ki, birileri çıkıp sizi eleştirecektir. Eleştirmek de haktır, demokrasinin bir gereğidir, olması da gerekir. Ancak sizin başkan olarak ya da yönetim olarak bu eleştirilere karşı gösterdiğiniz tavır önemlidir. Bizim burada tamamen yanlış ilerliyor, her uygulamada kim eleştirirse ya görmezden gelip 3 maymunu oynuyorlar ya da tamamen o ilişkiyi bitirip mesele “küstüm oynamıyorum artık ”a eviriliyor. Ya da birilerini devreye sokup Ahmet’i arayın, Mehmet’i arayın, paylaşımını kaldırsın, özür dilesin vb, bu icracı bir makam anlayışı değildir. İşte asıl hatalar bunlardır. Ortada bir hata var, birileri bu hatayı eleştiriyor vesizin burada oturup bunu nasıl çözeriz diye düşünmeniz gerekirken başka yollara başvurmanız olayları bitirmiyor aksine birikmesine neden oluyor. Kendinize bu adam haklı olabilir ya da olmayabilir ama sonuç itibari ile bunu çözmekle mükellefsiniz anlayışını taşımanız gerekir. Çözüm arama şekilleri de yanlış, onun için bir sonuca ulaşamıyoruz. Hiç kimseyi ciddiye alıp, masaya oturup bu insanlar ne diyor demiyorlar. Deseler birçok serzenişin, bağırmanın, çağırmanın ve olumsuz eleştirinin önüne geçerler.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Çıkar ortaklıkları mı var? Şimdi ister istemez insan böyle düşünüyor. Yani bir şey çok göze batırılacak kadar ters duruyorken birileri sırtını dönüyorsa ya gerçekten cehalette artık pik noktadayız ki Defne böyle bir yer değil, ya da suç ve çıkar ortaklıkları kurulmuş olabilir mi?

AHMET BİLGİN: Bilmiyorum ama ben şunu söylüyorum, yerel yönetimlerde böyle hassas bir yerde birebir halkla iç içe olan bir icracı makamın kararlılık ve irade ile çalışması gerekiyor. Maalesef ki bizim belediyede bu ikisi de yok. Dolayısıyla karar sahibi değilsiniz, irade koyamıyorsanız siz bu duruma düşersiniz ve insanlar sizden çözüm beklerken umutlarını yitirirler. Nitekim umutlarını yitirmişler şu anda. Herkes her alanda da bunu dile getiriyor. Proje üretmek ve belediye kazanımlarını arttırmak gibi bir görevi yerine getiremiyorlar.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Bir ihale meselesi var, çöp ve katı atık ihalesi olarak geçiyor. Şunu merak ediyorum, çok kimse kavramı bilir ama bunun içeride nasıl yürüdüğünü bilmez. Birine iş verme, bir takım hizmetleri gördürme, bunun ihale ile yapılması, doğrudan temin meselesi var ihaleye gerek duymadan, yapılan harcamalar vs. birincisi bu çöp ihalesi neden bu kadar gürültü kopardı? İptal edilmiş sonra yangından mal kaçırır gibi tekrar apar topar yaptırılmış… Bu işler nasıl oluyor? Çöp ihalesi meselesi nedir? İkincisi bu tür hizmetler nasıl yapılıyor? Bu ihaleler niye bu kadar gündemde? Ülke siyasetinde de böyledir çünkü.

AHMET BİLGİN: Belediyelerin en çok para harcadığı birimler çöp ihaleleridir. Çünkü belediyede katı atık ve çöp toplama araçları mevcut değil. Bu hizmeti almak için ihaleler açılır. En uygun fiyatı veren firma ile anlaşma yapılır. Temizlik işleri belediye bütçesinin % 18.5 oluşturuyor.  İnsanların en çok dikkatini çeken konu bu oluyor çünkü 24.5 Milyon TL civarında bir rakamdan bahsediliyor. İnsanlar haklı olarak çöp toplama ve çevre temizliğini sorguluyor ve yeterincehizmet olduğuna inanmıyorlar.Yeni hiç bir şey üretilmiyor, proje yok ve bu büyük payın birilerine peşkeş mi çekiliyor gibi söylemler ortaya çıkıyor. Gündem olmasının nedenide budur. Haklı bir tarafı var çünkü belediyeler şeffaf olmak zorundadırlar ve biz bunu talep ediyoruz.  Bu kadar gündem olması sonucunda belediye karar aldı ve halka açık ihale oturumunu canlı yayınyaptılar. Bu olumlu karşılandı. İhaleye bir iki firma yerine 7 tane firma katılım sağladı ve bu durum bize kâr ettirdi. Geçen yıla göre daha az bir rakamlar verildi. Biliyorsunuz ki, ne kadar rekabet olursa fiyatlar o kadar düşecektir. Geçen sene bu işi üstlenen firmanın sözleşmesi bitti dolayısıyla belediyenin bu ihale sonucunu bekleme gibi bir şansı yok, çöplerin toplanması gerekiyor. Acilen son günde bir ihaleye gidildi 3 aylık, daha sonra 8 aylık vs. gibi.  Bu süreç normal bir işleyiştir.

 GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Peki genel olarak hep sıkıntılı mı oluyor bu ihale süreçleri? Mesela Defne Belediyesi 2020 yılı içinde yaklaşık kaç ihale açmıştı? Kaçı böyle problemliydi?

Ahmet bilgin: 5 adet çöp toplama, katı atık toplama ve çöp konteyner ihalesi oldu. Bunlardan 2 si iptal oldu. Zaten ihale meselesi tek başına bir sıkıntıdır. Tüm Türkiye’de görüyoruz, bütün belediyelerde, bütün kurumlardasıkıntılı bir mesele. Dolayısıyla şeffaflık ve dikkat gerektiren bir konudur bu.En önemli şey ise ihale şartlarını oluşturan kişiler ve kurumlardır. Kimler, nasıl, neye göre?İhalelerin işleyişi belediyelerin yapısını bire bir yansıtmaktadır.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Liyakat var mı? O yeterliliğe sahip mi?

AHMET BİLGİN: Bizim belediye de zayıflık olduğunu düşünüyorum ama destek alınması gerekiyor, alışacaklar, yapacaklar. Hesap verilebilir bir belediye için bu şart.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Şimdi Defne ile ilgili diyorlar ki CHP ceketini assa kazanır. Bu da beraberinde her ne kadar seçilmiş gözükse de seçilmişlerin değil atanmış başkanların, meclis üyelerinin geldiğini gösteriyor bize.  Defne tek bir partinin şartlamasıyla geldi bugüne kadar. Bundan sonra gidişat ne yönde? Bir boyutu bu, diğeri de sizin şahsi fikirlerinizi merak ediyorum. Bundan sonraki 3 yılda ne olacak, nasıl gidecek bu 3 yıl?

AHMET BİLGİN: Ceketimi asarım kazanırım meselesi şu an itibari ile tamamen bitmiştir. Öyle bir şey bundan sonra kesinlikle yaşanmayacaktır ve yaşanmasına da izin vermeyeceğiz. Çünkü halkı bu anlayışa mahkûm ederek Türkiye de en kötü hizmetsizliğe maruz bırakılıyoruz. Yerel yönetimlerde atanma ile iş olmaz. Onun bunun ahbabı, çavuşu, yukarıdan dayatmalarla bu uygun görüldü anlayışı kesinlikle hizmet üretemez. Halkla ve kurumlarla doğru ilişki kurulamaz ve hizmet üretmek yerine borç yaparsınız. Bu icraatları yürütemez ve Defne’de çok güzel örneği işliyor görüyoruz. Bakın başka yerlerde il ya da ilçe bazında olsun, farklı partileri incelediğiniz zaman gerçekten halk tarafından seçilmiş her insan çok güzel icraatlar yapıyor her zorluğa rağmen, pandemiye rağmen. Neden? Dayanağı halkın kendisidir.

Defne’de halkın oluşturduğu dinamikler var, oluşumlar ve platformlar var. Peki, niye bu kadar oluşum var? Çünkü insanlar durumdan razı değil.İnsanlar icraat göremiyor, bulamıyor. Onun için bu kadar oluşum var. Bu oluşumların, iyi insanların, sorumluluk ve vizyon sahibi insanların bir araya gelmesi şart, başka çaremiz yok. Ve buna artık izin vermememiz lazım. Hiçbir partinin dayatmacı ve bunu uygun gördüm anlayışına kesinlikle izin vermememiz gerekiyor. Ne olursa olsun bu CHP veya başka parti olsa da bu olmamalı. Bunun mücadelesini veriyorum  ve hepimizin vermesi gerek..

Şu 3 yılda ne olur? Biz başkana da yönetime de diyoruz ki, eğer derdiniz gerçekten Defneye bu halka hizmet yapmaksa ve yaşamı kolaylaştırmaksa.. Böyle bir kaygınız varsa çıkış yolu belli. İmkânlarınızı doğru kullanacaksınız, yaptığınız bir sürü boş harcamaları kısacaksınız. Gerekirse makam araçlarını vs.satacaksınız, tasarrufa gideceksiniz. Bireyler olarak da kimsenin fikri alınmıyor. Müdürler, memurlar, işçiler en iyi verimi sağlamak için motive edilmeli. Kim proje sunarsa çalışılmalı.. Hibeler için çalışmalar yapılmalı. Başkan, ben bilirim edasıyla hareket ettiği için, bu 2 yıl heba oldu. Son 3 yılda da böyle davranmaya devam ederlerse maalesef çok daha büyük bir karamsarlık olacak diye düşünüyorum. Ancak meclis üyeleri belki biraz inisiyatif alır, muhtarlarla, halkla, dinamiklerledoğru iletişim kurar ve bir araya gelip strateji geliştirirlerse neden yapılmasın? Büyükşehir ile doğru iletişim ve haklarımız olan hizmetleri aşmak için doğru çalışmalar yapmak gerekir. Bu şehir hepimizin ve herkes elini taşın altına koymalı.. Herkes sunacağı fikir ve katkı ile önemlidir. Siz yapamıyorsanız, toplumdan ve bu işi başarmış kurumlardan destek almalısınız.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Net olarak soruyorum, buna dair bir umudunuz var mı?

AHMET BİLGİN: Umudum olsun istiyorum! Çünkü çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakmak zorundayız. Bu keyfi bir anlayış ya da zihniyet olmamalı. Sevgi ile başlayan her iş verimli sonuçlar verir. Hala geç kalmış değiliz.


TARİH
08.04.2021
OKUNMA
Bu Haber 189 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Yazarın Diğer Yazıları