KARAR YOK HÜKMÜNDE

CHP'nin kadın milletvekilleri TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek hükümetin uyguladığı kadın politikasını eleştirdi. CHP’li vekiller adına açıklamalarda bulunan Hatay Milletvekili Suzan Şahin “Türkiye’nin geleceğinden endişeliyiz. Adaletsizlik, denetimsizlik, sorumsuzluk, yargısızlık devletin tüm kurumlarına işlemiş durumda. Sözleşmeden çıkış şekli de tüm bunların acı bir örneği. Demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik adına atılan her geri adım ülkeyi daha da karanlığa sürüklüyor. Bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz; biz kadınlar ülkemizin karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu.

KARAR TARİHE GEÇMİŞTİ

CHP'nin kadın milletvekilleri, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Milletvekilleri adına konuşan CHP Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, “Uzun süredir memleketin dört bir yanında hukuk tanımayan girişimlere şahit oluyoruz.İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye yeltenme kararı da bu hukuksuzlukların ayan beyan ortaya çıktığı örneklerden sadece birisi olarak, Saray rejiminin yıkımları arasında yerini aldı. 10 yıl önce adını güzel İstanbul’dan alan İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve onaylayan ülke olarak Türkiye, uluslararası arenada da öncü bir rol üstlenerek tarihe geçmişti.”

SÖZLEŞMEDEN ÇIKMA KARARI ANAYASAYA AYKIRI

“20 Mart tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Cumhurbaşkanına Uluslararası Sözleşmelerden çekilme yetkisi verilmemiştir. Anayasa’nın 104. maddesine göre, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemez.

İstanbul Sözleşmesi 24 Kasım 2011 tarihli 6251 sayılı kanunla uygun bulunmuştur. Bu sebeple ancak bir kanunla çekilme kararı verilebilir. Temel hak ve hürriyetlerin korunmasına yönelik, kadına yönelik şiddeti insan hakkı olarak tanımlandığı bir sözleşmeden kararname ile çekilme kararı hukuka aykırı olup yok hükmündedir”

KARAR YOK HÜKMÜNDEDİR

Türkiye, insani değerlere dayalı bir uzlaşıyı önce benimseyen, hatta şekillendiren, umut vaat eden, kadına yönelik şiddetle mücadelede öncü ve iyi bir örnek olabilecekken, ne yazık ki AKP hükümetinin sözleşmeden çekilme kararıyla, şiddete karşı uzlaşıyı reddeden bir ülke konumuna düşürüldü. Tüm dünyada kadının insan haklarındaki eşitlik düzeyi gelişirken ülkemizdeki siyasal irade, tam tersi bir zeminde çekilme kararıyla, kadınların eşit bir yaşam talebine karşı çıkarak, sorunun sürmesine üstü kapalı olarak onay vermiş oldu.

Hepimizin bir gece yarısı aniden öğrendiği bu karar, Cumhurbaşkanı kararnamesinden yetki alıyor gibi gözükse de, temel hak ve özgürlüklerin bir kararname ile düzenlenemeyeceği Anayasa ile güvence altına alındığından, hukuksuz, Anayasa’ya aykırı bir karardır ve yok hükmündedir.” dedi.

ZULMÜ KABUL ETMİYORUZ

“Meclisin onayı olmadan 83 milyonun iradesini tek kişinin kararıyla gasp eden ve kadınların yaşam çığlığını yok sayan bu zulmü kabul etmiyoruz.” diyen Şahin, şöyle devam etti, “Türkiye’nin de temsil ettiği insan haklarına ilişkin kazanımlardan ciddi bir kopuş anlamına da gelen bu karar, AKP hükümetinin halka sürekli yaşattığı ve alışkanlık haline getirdiği hukuk ve Anayasa tanımaz uygulamalarından başka bir şey değildir. Bizler buna alışmayacağız! Ancak bilinmelidir ki; kadınların yaşam hakkını koruyan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı hukuki usullere uygun yapılsaydı bile; bu çekilmeyi içimize sindirebilmemiz yine mümkün olmayacaktı. Çünkü; İstanbul Sözleşmesi, insan haklarını güvence altına alan, kadınların yaşam hakkını koruyan ve kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığını söyleyen bir sözleşmedir.”

İÇ HUKUKUMUZ YETERLİ DEĞİL

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına ilişkin ‘iç hukukumuz bizim için yeterli’ diyorlar. Oysa ki; iç hukukumuz da yeterli düzenlemeler olmadığı için biz CEDAW’ı ve İstanbul Sözleşmesi’ni kabul ettik, onayladık, yürürlüğe koyduk. Uluslararası hukukun bir parçası olarak 4320, 6284, Medeni Kanun, Türk Ceza Kanunu, Kadının statüsü genel müdürlüğü, KEFEK ve yasal düzenlemeler, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde hayata geçirildi.  Hatta Türkiye İnsan Hakları Kurumunun adına ‘Eşitlik’ eklendi. Kadın haklarının genişletilmesi için bu sözleşmelere imza attık.Dün bu ilerlemenin bir parçası olmaktan gurur duyarken, bizim ülkemizin ev sahipliğinde imzalanan bir sözleşmeden, bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılması bir samimiyetsizliğin ikrarıdır.”

SIRADA NE VAR ?ENDİŞELİYİZ !

“Baştan hiç çekince koymadığımız, milletin meclisinden oy birliği ile geçirdiğimiz İstanbul Sözleşmesi’ni “ben girerim, istediğim gibi çıkarım” denilerek, demokratik tüm haklar yok sayılarak çekilme kararı tüm kadınlara dayatıldı. Bu dayatmadan sonra arkasından ne gelecek diye toplum olarak endişeliyiz. Ara buluculuk, nafaka, cinsel istismara af, erken evlilikleri hoş görme gündeme yeniden mi gelecek ve kadın hakları açısından daha büyük tehlikelerle karşı karşıya mı kalacağız?

Türkiye’nin geleceğinden endişeliyiz. Adaletsizlik, denetimsizlik, sorumsuzluk, yargısızlık devletin tüm kurumlarına işlemiş durumda. Sözleşmeden çıkış şekli de tüm bunların acı bir örneği. Demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik adına atılan her geri adım ülkeyi daha da karanlığa sürüklüyor.

İNANCIMIZ TÜKENMEYECEK

Bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz:  Biz kadınlar ülkemizin karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. Tek bir kişinin keyfi kararıyla haklarımızdan da kazanımlarımızdan da vazgeçmeyecek, bir kişi daha eksilmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nin yaşatacağına olan inancımız tükenmeyecek. İstanbul Sözleşmesi bizim. İstanbul Sözleşmesi yaşamak isteyen kadınların. Atatürk ilke ve devrimlerinden kaynağını alan yaklaşımlardan asla vazgeçmeyeceğiz, Cumhuriyetin kurucu ilkelerinin dünyaya örnek olup, kadını özgürleştiren geçmişini, geleceğe taşıma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Demokratik değerleri pusulamız bilecek, bu yolda yürüyeceğiz. Hukuk devleti ve adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi kadınları, biz de İstanbul Sözleşmesi’ni yaşatacağız. Amasız, fakatsız uygulanana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz.” diye konuştu. (Haber Merkezi)


HABER BİLGİLERİ
Bu haber 11.06.2021 tarihinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 49 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Benzer Haberler