SELDA ASKER
TAŞ VE MADEN OCAKLARIYLA DELİNEN DAĞLARI

TARİH/ KÜLTÜR ŞEHRİ HATAY VE TAŞ VE MADEN OCAKLARIYLA DELİNEN DAĞLARI...

Sevgili okuyucu, eminim ki bir çoğunuzla tarihiyle, havasıyla, suyuyla, toprağıyla, iklimiyle, dostluğuyla, komşuluğuyla bu şehirde yaşamanın farklı bir güzel, ayrıcalık olduğu konusunda hemfikiriz. Peki bu özel şehri ne kadar koruyor ve gelecek nesillere  tam anlamıyla miras bırakabiliyoruz?

Sizlerle dilim döndüğünce bu köşede aslında hepimizin bildiği, çözümün parçası olmak istediği sorunlarımızla ilgili yazılar paylaşmak istiyorum. Bu amaçla

Hatay’ımızın EKOLOJİSİNE, SU KAYNAKLARINA, TARİHİ YAPILARINA, İNSAN SAĞLIĞINA, BESİCİLİĞİNE ve TARIMINA EN BÜYÜK ZARARI VEREN TAŞ VE MADEN OCAKLARI’nı yazmak istedim. Gün geçmiyor ki Kırıkhan’dan Altınözü’ne,

Yayladağı’ndan Antakya’ya vs. tüm ilçelerde dağları adetâ haritadan siliyoruz. Şimdi de bir çoğunuzun bildiği, takip ettiği turistik ilçemiz Arsuz ‘da maden ocağına karşı ciddi bir direniş var. Akçay’da yapılan halkı bilgilendirme toplantısında halkın iradesinin hiçe sayılması, halkın tartaklanması kabul edilemez bir tutumdur. ÇED in  anlamı orada yaşayan halkın  bilgilendirilmesi ve kendi yaşam alanlarını etkileyecek olan tesisle ilgili doğruların onlara anlatılmasıdır ama maalesef ki biz de süreç böyle olmuyor bu tarz toplantılarda halka iş, aş vaad ediliyor ama asıl hayat kaynakları olan topraklarının, yeraltı sularının zehirleneceği ve zamanla kendi köylerini, kendi evlerini terk etmek zorunda bırakılacakları anlatılmıyor. İş böyle olunca başına. ne geleceğini bilen halkta  toplantının yapılmasına ına izin vermemekte son derece haklı. Kendi yaşadığımız coğrafyayı savunmak bizim anayasal hakkımız. Dışarıdan birilerinin sermaye, rant uğruna doğamızı tahrip etmesi affedilemez. İlimizdeki taşocaklarının gerekli planlama yapılmadan ve birçoğunun da doğru ÇED raporu olmadan işletmeye açılması, çevre sorunlarını beraberinde getirmiştir. Bu  sorunlar; görüntü/gürültü kirliliği, bitki örtüsü / tarihi dokunun yıkımı, tozlanma, yanlış arazi kullanımı, trafik yoğunluğu, galeri patlatmalarında meydana gelen ani şok dalgası ve  sarsıntı yakın çevredeki konutların direncini azaltmaktadır. Ayrıca kaya düşmeleri, heyelanlar şeklinde sıralanabilir. Tarım arazisine, hayvancılığına zarar verilen, geçim kaynakları elinden alınan yöre halkı yıllardır yaşamını sağladığı toprağından göçe zorlanmaktadır. Bunlarla birlikte suyun yaşamımız için ne kadar önemli olduğu bilinen bir gerçek iken kaynaklarımızı yok eden taş ve maden ocaklarına izin verilmemelidir.

Bu ocaklar antik döneme ait tarihi dokuyu da ciddi anlamda tehdit etmektedir.

Taşların çıkarılması, işletilmesi ve taşınması sırasında oluşan tozlar, bitkilerdeki yıkımın yanında, yakın yerleşme alanlarında temizlik ve sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Tozların akciğerlerde birikmesi, solunum yetersizliği ile sonuçlanabilen akciğer hastalığına (pnömokonyoz) yol açabilmektedir. Taşocağı ve işletmelerinden kaynaklanan tozlar rüzgârlarla taşındığından sadece ocakların yakınındaki değil, uzaktaki bazı yerleşme ve tarım alanları da bundan olumsuz etkilenmektedir.

Taşocakları, endemik bitki çeşitleriyle çevrili Hatay’ın, dağlarının, ormanlarının zeytin ve meşe ağaçlarıyla beraber hayvan otlaklarının, tarihi eserlerinin yok olmasına neden olmaktadır.

Taşocaklarının hazırlık aşamasında olanlarının kamu yararına durdurulması ve ruhsatlarının iptal edilmesi, faaliyette olanlarının da çevreye verdiği zararların belirlenmesi ve bu zararların ocağı işletenlerden kamu adına tazmin edilmesi gereklidir. Kaldı ki biz bunların yapılmasını beklerken mahkemenin durdurma kararı verdiği ocaklar hâlâ faaliyetlerine fütursuzca devam etmektedir.

İnsanımızı, doğamızı korumak istiyorsak hepbirlikte yanlışa DUR diyelim. Sağlıklı bir çevrede yaşamak bizim anayasal hakkımız ve bu hakkı kimsenin elimizden almasına izin vermeyiz. Yaşayacak başka bir şehir belki bulabiliriz ama başka bir Hatay ve başka bir dünya bulamayız.

Temiz bir çevrede sevgiyle kalın.


TARİH
16.04.2021
OKUNMA
Bu Haber 319 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Yazarın Diğer Yazıları