rüsler içerisinde insanlarında bulunduğu, kanatlılar, memeliler, sürüngenler gibi oldukça geniş dağılımı olan viral etkenlerdir. Mevsim koronavirüsler her yıl grip sezonu boyunca (dünyanın kuzey yarımküresinde Ekim-Nisan dönemi) insanlarda üst solunum yolu tarzında enfeksiyon yapmasıyla karakterize edilen virüslerdir. Her yıl insanlar her grip sezonunda birden çok sayıda bu viral ajanlara maruz kalarak hastalanabilmektedirler. Covid-19 etkeni olan SARS CoV-2 ise üst solunum yolundan vücuda giren,giriş bölgesinde bir miktar epitel hücrelerde çoğalmayı takiben asıl hedef organlar olan akciğerler, böbrekler, bağırsaklar ve damar endotel hücreleri gibi oldukça geniş alanlarda çoğalarak enfeksiyon bulgularına yol açabilmektedirler. SARS CoV-2 diğer mevsim Korona virüslerininenfeksiyonlarıyla kıyaslandığında ciddi solunum yolu enfeksiyonu geliştirebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Çünkü mevsim Koronavirüsler genellikle hafif seyirli bir hastalık tablosu ile karakterize edilirken Covid-19 hastalığı daha ciddi seyirli olup önemli miktarda yayılım ve ölüme yol açabilmektedir.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: BU HASTALIĞIN BULAŞMAYOLLARI NELERDİR?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Hastalık etkeni olan SARS CoV-2 temel olarak temasla ve damlacık enfeksiyonu şeklinde bulaşır. Covid-19 hastalığı tipik bir solunum yolu hastalığı olup görülme sıklığı hava sıcaklığının düşmesiyle ilişkili olarak doruk noktalarına kadar çıkabilir. An itibariyle tam da böyle bir salgını yaşamaktayız. Enfeksiyözvirüs düşük sıcaklıklarda in aktive olmadan enfeksiyözitesini günlerce hatta aylarca ve yıllarca dahi sürdürebilmektedir. Hastanın ağız, burun ve göz salgılarında enfeksiyözvirüs bulunur. Hasta temasla bu virüsü duyarlı konağa veya etrafa (kapı kolu, elini sıktığı bir başka el, masa, sandalye vesaire) bulaştırır. Bu bulaştırdığı bir insan eli ise eline virüs bulaşan konak virüsle kirlenmiş eli ağzı, burun veya gözüne sokmadığı müddetçe tehlike yoktur.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: GÜNLÜK HAYATTA ALINABİLECEK EN ETKİLİ TEDBİRLER NELER?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Riskli temaslarda su ve sabunla el yıkamak en etkili yoldur. Eğer su ve sabuna ulaşmadığınız bir süre olacaksa (suya erişemiyorsanız) o halde cebinizde bulunduracağınız en az alkol oranı %60 olan bir alkol bazlı dezenfektanla elinizi dezenfekte edebilirsiniz. Bulaştırıcı kimse virüsü cansız yüzeylere bulaştırmış ise (kapı kolu, masa sandalye, giysi vs.) hava sıcaklığı ne kadar yüksek ise virüs o kadar süratle etkisiz hale gelecektir. Virüsün bir diğer önemli bulaş yolu da damlacık yoludur. Bu yolda insanlar konuşurlarken gözle görülmeyecek düzeyde küçük damlacıklar etrafa yayarlar. Enfekte bir kişide konuşurken (öksürme hapşırma durumunda yayılım en üst seviyededir) etrafa sürekli bir virüslü hava yaymaktadır. Bu havavirüs taşıyan kişiye yakın insanların ağzı, burun ve göz mukozasına ulaştığında enfekte olma durumu söz konusudur. Maske kullanımı bu hava salınımının mesafesini minimalize etmektedir. Maske takıp bir de bu havanın ulaşamayacağı kadar uzak mesafede durmak bulaş riskini azaltması açısından son derece önemlidir. 

Tüm bu önlemleri alsanız dahi virüs bulaşmış ortamda uzun süre kalmak bulaşma riskini neredeyse kesinleştirir. Bu sebeple virüs bana bulaşacak eyvah demek yerine virüse karşı en etkili korunma yolu olan bağışıklık sisteminizi güçlü kılmaktır. Şunu da akılda tutmak gerekir ki, bağışıklık sisteminin zayıflamasının en önemli nedenlerinden biri de sıkıntı ve strestir. Virüs bulaşacak diye stres yaratmak, bağışıklık sisteminin kolayca etkilenebileceği bir durum yaratmaktadır. Bağışıklığı güçlü kılmada; günde en az 6-7 saat uyku, yeterli sıvı tüketimi, özellikle sebze ve meyve tüketimi önemlidir. Bunun yanında yoğurt tüketimi (ev yoğurdu), insan vücudunun savunma bariyeri oluşturması açısından son derece önemlidir. Yoğurt içerisinde bolca bulunan probiyotik mikroorganizmalar insanlarda ağız, burun ve göz gibi alanlardan bulaşacak virüslere karşı savunma bariyerini oluşturan salgısalIgA dediğimiz antikor seviyesini arttırmaktadır. Fakat burada önemli olan bu besinin uzun süreli düzenli olarak tüketilmesidir. Kendi yaptığımız bir çalışmada yoğurt bakterileri bulunan besinle beslenen farelerin bu antikorlarının bu besinle beslenmeyen farelere kıyasla antikor seviyesinin on kata kadar yüksek olduğunu tespit ettik. Aslında sadece koronavirüsler değil, diğer tüm üst solunum yolu etkenleri olan virüsler ve bakterilere karşı da çok kolay ve ucuz bir yöntemdir bu.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: PANDEMİDE GENEL OLARAK DÜNYADA VE TÜRKİYEDE DURUMU NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Günümüzde an itibariyle belirtmek gerekirse tüm dünyada en önemli gündemi Covid-19oluşturmaktadır. Her ülke Covid-19’la mücadelede ellerinden gelenin en iyisini yapmak, yapabilmek için tüm gücüyle uğraşmakta. Ülkemizde de özellikle en ön safhada mücadele veren sağlık çalışanlarının hakkı ödenmez tüm dünyada olduğu gibi. Birçok meslektaşım bu mücadelede hastadan virüs kaparak enfekte oldu, ne yazık ki kayıplarımızda olmuştur. Hepsinin mekanları cennet olsun ruhları şad olsun. Ülkemizde de oldukça Sağlık Bakanlığımız Valiliklerimiz ve il Sağlık Müdürlükleri gece gündüz demeden bu virüsle mücadele etmekte. Ülkemizde bu süreç şimdiye kadar iyi yönetildi. İnşallah sonrasında daha da iyi olur.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: DEVLET VE TOPLUM OLARAK BU SÜREÇTE NASIL BİR SINAV VERDİK?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Dünya geneline bakıldığında bu sınavda birçok ülkeden daha başarılı olduğumuz söylenebilir. Daha önceki sorularda da belirttiğim gibi kış ayları pandeminin yayılması açısından çok risk ortamı oluşturmakta. Aslında burada devletten daha çok topluma iş düşmektedir. Maske, mesafe ve ihtiyaç olmadıkça kendimizi karantinada tutarak bu süreci daha az riskle atlamaya çalışmamız gerekiyor.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: COVİD 19 VİRÜSÜNÜN LABORATUVARDA ÜRETİLEN BİYOLOJİK BİR SİLAH OLDUĞU BİR SÖYLENTİ Mİ YOKSA DOĞAL BİR DURUM MU?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Aslında böyle senaryolar komplo teorileri çok sık dillendirilen bir konu. Ben bu sorunun kaynağının ne olduğunu araştırmaktan ziyade bu sorunla başetme yollarının aranmasından yanayım. Öyle ya da böyle bir biyolojik ajan var ortada şimdi mücadele zamanı. Bu tür tartışmalar sadece beyin yorucu olarak nitelendiriyorum. Bunu tartışmak bizim işimiz değil. Bizim işimiz virüse çare olmak ya da olabilmenin yollarını aramak olmalı. Ama böyle bir etken laboratuvarlarda üretilebilir mi diye sorarsanız, bu ihtimal dâhilinde, tabi derim.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLAR İLE İLGİLİ KALP KRİZİNE VS.NEDEN OLDUĞU SÖYLENTİLERİ VAR BU KONUDAKİ SÖYLENTİLER NE KADAR DOĞRU?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Kullanılan ilaçların kalp krizine sebep olduğunu söylemek çok doğru olmaz. Bu ilaçları kullanarak iyileşen süreci daha kolay atlatan pek çok hasta var.  Ama her ilaçta olduğu gibi bu ilaçlarda da yan etkilerin görülmesi mümkün.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: SİZCE PANDEMİ NE ZAMAN BİTER?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Bu soruya net bir cevap verebilirim. Güvenli güçlü bir aşı elbette çok önemlidir. Ancak hastalığı atlatan konakların yeniden hastalığa yakalanabiliyor olması gerçeği, etkili bir ilaç bulunana kadar pandemi devam edecek gibidir.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: PANDEMİ SONRASI “YENİ NORMAL” DİYE TABİR EDİLEN VE ARTIK HİÇ BİR ŞEYİN ESKİSİ GİBİ OLMAYACAĞINA DAİR DÜŞÜNCE VE SÖYLEMLER VAR SİZ BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYOSUNUZ?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Sorunuzun sosyolojik, ekonomik pek çok boyutu var. Ama ben alanım gereği tıbbi yönden cevaplayacak olursam, bu süreçten sağlık sistemi olarak güçlü bir şekilde çıkılacağına, pozitif yönde adımlar atılacağına eminim.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: TARİH BOYUNCA ÇEŞİTLİ SALGIN HASTALIK SÜREÇLERİ YAŞANMIŞ BU SÜRECİ DİĞERLERİNDEN AYIRAN TEMEL FARKLAR NELERDİR?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Bugün tıbbın bu kadar ilerlemesi geçmişe göre bize çok büyük avantajlar sunuyor. Geçmişte bu tip salgınlarda (İspanyol gribi, veba salgını vb.) insanların bağışıklık sistemi güçlenerek milyonlarla ifade edilebilecek derecede çok sayıda insan ölümünden sonra ortadan kalkarken, bugün hızlı bir şekilde müdahale, ilaç ve aşı üretimi, AR-GE çalışmaları sayesinde daha kısa sürede ve daha az ölümle kontrol altına alınabiliyor.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: İlaçsız çözüm yeterli olur mu?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN: SARS CoV-2 pandemsinde en önemli ve etkin adım efektif bir molekülün sentezlenmesi veya keşfinden sonra olabilecektir. Çok güvenli aşısı olan infeksiyon etkenlerinin dahi tedavisinde etkili bir ilaç gereksinimi mutlak olmuştur ve olacaktır. Bu sebeple pandemide en önemli başarı etkili bir molekülün bulunmasıyla elde edilecektir

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Virüsün mutasyona uğraması süreci nasıl etkiler?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN: Dünyada tüm mikroorganizmalar veya infeksiyöz etkenler zaman içerisinde mutasyona uğrayabilmektedir. Covid-19 hastalığı etkeni olan SARS CoV-2’ye karşı şimdiye kadar insersiyon veya delesyon tarzında yüzlerce hatta binlerce mutasyonu gerçekleşmiştir. Virüs bir hücreden diğer hücreyi enfekte ederken dahi nokta mutasyonları dediğimiz bu tarz mutasyonları yüksek ihtimalle geçirmektedir. Bu tip mutasyonların viralantijenitede ciddi değişimler yapması beklenmemektedir. Asıl önemli olan büyük kaymalar şeklinde viral genomda meydana gelebilecek mutasyonlardır ki, böyle bir mutasyonun gerçekleşmesi durumunda salgın aniden bitebilir ya da salgın daha dramatik bir hüviyete bürünebilir. İkinci olarak bahsettiğim mutasyon dünya üzerinde henüz görülmedi. Bu tip mutasyonlar genellikle farklı konakların enfekte eden virüslerin bir konakta birleşmesi ve mutasyona iten bir faktörün olması durumunda görülebilir. Şimdiye kadar dünyada konuşulan mutasyonların virüs yapısında ciddi antijenik değişikliğe yol açması beklenmemektedir olası da görülmemektedir.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Sinovac mı Biontech mi? Arada fark var mı, varsa fark nedir?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN: Dünyada çok çeşitli ülkelerin farklı aşı çalışmaları bulunmaktadır bu aşıların ortak özelliği ölü aşı veya inaktif aşı kategorisinde sınıflandırılmasıdır. Canlı aşıların gerçek hastalık oluşturması ihtimal dâhilinde olduğundan Korona virüslere karşı canlı aşı üretilmesi düşünülmemelidir. Canlı aşı ile aşılanan konaklar bağışıklığı düşük konaklar için ciddi bir tehdit oluşturacağında üreticiler bu tip hastalık etkenlerine karşı canlı aşı üretmekten imtina etmektedirler.

" />
GAZİ İSMAİLOĞLULLARI ÇARŞAMBA KONUŞMALARI
Prof. Dr. Nizami Duran'la sohbet

Geçen yıl mart ayında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de de kötü bir rüya ile uyandı herkes. Gün geçtikçe bunun aslında yüzyılın en büyük kâbusu olduğunu çok kısa bir sürede anlamaya başladık. Yasaklar,batan işletmeler,ölümler asri mezarlığa dönen sosyal medya paylaşımları ve belki de insanoğlunun en büyük korkusu 'ekmek' ve 'güvenlik' ile sınanmak... Hükümet bu süreci doğru mu yönetti?Bu bir laboratuvar ürünü biyolojik silah mıydı değil miydi?Derken kafalar da çok karıştı. Biz yine bilimin ışığından sapmayalım dedik ve bu 'dedikoduları' bir tarafa bırakarak süreci Hatay’ın önemli bilim insanlarından MKÜDiş Hekimliği Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda Covid alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Sayın Nizami Duran hocamla değerlendirdik.

Konuşmak üzere...

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: GENEL ANLAMDA COVİD 19 PANDEMİSİ NEDİR?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Pandemi dünya üzerinde yayılım gösteren birçok ülkede veya kıtalarda görülebilen oldukça geniş yayılımlı hastalıklara verilen bir addır. Covid-19 pandemisi ise; koronavirüslerin yol açtığı viral hastalıktır. İlkkez 2019 yılında viral etiyolojik ajan tespit edildiğinden hastalığa Covid-19 denmiştir. Covid-19 hastalığı etkeni virüs olan viralkoronavirüs ailesi içinde yer alır. Aslında Koronavirüslere insanlar olarak yabancı değiliz. Koronavirüsler içerisinde insanlarında bulunduğu, kanatlılar, memeliler, sürüngenler gibi oldukça geniş dağılımı olan viral etkenlerdir. Mevsim koronavirüsler her yıl grip sezonu boyunca (dünyanın kuzey yarımküresinde Ekim-Nisan dönemi) insanlarda üst solunum yolu tarzında enfeksiyon yapmasıyla karakterize edilen virüslerdir. Her yıl insanlar her grip sezonunda birden çok sayıda bu viral ajanlara maruz kalarak hastalanabilmektedirler. Covid-19 etkeni olan SARS CoV-2 ise üst solunum yolundan vücuda giren,giriş bölgesinde bir miktar epitel hücrelerde çoğalmayı takiben asıl hedef organlar olan akciğerler, böbrekler, bağırsaklar ve damar endotel hücreleri gibi oldukça geniş alanlarda çoğalarak enfeksiyon bulgularına yol açabilmektedirler. SARS CoV-2 diğer mevsim Korona virüslerininenfeksiyonlarıyla kıyaslandığında ciddi solunum yolu enfeksiyonu geliştirebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Çünkü mevsim Koronavirüsler genellikle hafif seyirli bir hastalık tablosu ile karakterize edilirken Covid-19 hastalığı daha ciddi seyirli olup önemli miktarda yayılım ve ölüme yol açabilmektedir.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: BU HASTALIĞIN BULAŞMAYOLLARI NELERDİR?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Hastalık etkeni olan SARS CoV-2 temel olarak temasla ve damlacık enfeksiyonu şeklinde bulaşır. Covid-19 hastalığı tipik bir solunum yolu hastalığı olup görülme sıklığı hava sıcaklığının düşmesiyle ilişkili olarak doruk noktalarına kadar çıkabilir. An itibariyle tam da böyle bir salgını yaşamaktayız. Enfeksiyözvirüs düşük sıcaklıklarda in aktive olmadan enfeksiyözitesini günlerce hatta aylarca ve yıllarca dahi sürdürebilmektedir. Hastanın ağız, burun ve göz salgılarında enfeksiyözvirüs bulunur. Hasta temasla bu virüsü duyarlı konağa veya etrafa (kapı kolu, elini sıktığı bir başka el, masa, sandalye vesaire) bulaştırır. Bu bulaştırdığı bir insan eli ise eline virüs bulaşan konak virüsle kirlenmiş eli ağzı, burun veya gözüne sokmadığı müddetçe tehlike yoktur.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: GÜNLÜK HAYATTA ALINABİLECEK EN ETKİLİ TEDBİRLER NELER?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Riskli temaslarda su ve sabunla el yıkamak en etkili yoldur. Eğer su ve sabuna ulaşmadığınız bir süre olacaksa (suya erişemiyorsanız) o halde cebinizde bulunduracağınız en az alkol oranı %60 olan bir alkol bazlı dezenfektanla elinizi dezenfekte edebilirsiniz. Bulaştırıcı kimse virüsü cansız yüzeylere bulaştırmış ise (kapı kolu, masa sandalye, giysi vs.) hava sıcaklığı ne kadar yüksek ise virüs o kadar süratle etkisiz hale gelecektir. Virüsün bir diğer önemli bulaş yolu da damlacık yoludur. Bu yolda insanlar konuşurlarken gözle görülmeyecek düzeyde küçük damlacıklar etrafa yayarlar. Enfekte bir kişide konuşurken (öksürme hapşırma durumunda yayılım en üst seviyededir) etrafa sürekli bir virüslü hava yaymaktadır. Bu havavirüs taşıyan kişiye yakın insanların ağzı, burun ve göz mukozasına ulaştığında enfekte olma durumu söz konusudur. Maske kullanımı bu hava salınımının mesafesini minimalize etmektedir. Maske takıp bir de bu havanın ulaşamayacağı kadar uzak mesafede durmak bulaş riskini azaltması açısından son derece önemlidir. 

Tüm bu önlemleri alsanız dahi virüs bulaşmış ortamda uzun süre kalmak bulaşma riskini neredeyse kesinleştirir. Bu sebeple virüs bana bulaşacak eyvah demek yerine virüse karşı en etkili korunma yolu olan bağışıklık sisteminizi güçlü kılmaktır. Şunu da akılda tutmak gerekir ki, bağışıklık sisteminin zayıflamasının en önemli nedenlerinden biri de sıkıntı ve strestir. Virüs bulaşacak diye stres yaratmak, bağışıklık sisteminin kolayca etkilenebileceği bir durum yaratmaktadır. Bağışıklığı güçlü kılmada; günde en az 6-7 saat uyku, yeterli sıvı tüketimi, özellikle sebze ve meyve tüketimi önemlidir. Bunun yanında yoğurt tüketimi (ev yoğurdu), insan vücudunun savunma bariyeri oluşturması açısından son derece önemlidir. Yoğurt içerisinde bolca bulunan probiyotik mikroorganizmalar insanlarda ağız, burun ve göz gibi alanlardan bulaşacak virüslere karşı savunma bariyerini oluşturan salgısalIgA dediğimiz antikor seviyesini arttırmaktadır. Fakat burada önemli olan bu besinin uzun süreli düzenli olarak tüketilmesidir. Kendi yaptığımız bir çalışmada yoğurt bakterileri bulunan besinle beslenen farelerin bu antikorlarının bu besinle beslenmeyen farelere kıyasla antikor seviyesinin on kata kadar yüksek olduğunu tespit ettik. Aslında sadece koronavirüsler değil, diğer tüm üst solunum yolu etkenleri olan virüsler ve bakterilere karşı da çok kolay ve ucuz bir yöntemdir bu.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: PANDEMİDE GENEL OLARAK DÜNYADA VE TÜRKİYEDE DURUMU NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Günümüzde an itibariyle belirtmek gerekirse tüm dünyada en önemli gündemi Covid-19oluşturmaktadır. Her ülke Covid-19’la mücadelede ellerinden gelenin en iyisini yapmak, yapabilmek için tüm gücüyle uğraşmakta. Ülkemizde de özellikle en ön safhada mücadele veren sağlık çalışanlarının hakkı ödenmez tüm dünyada olduğu gibi. Birçok meslektaşım bu mücadelede hastadan virüs kaparak enfekte oldu, ne yazık ki kayıplarımızda olmuştur. Hepsinin mekanları cennet olsun ruhları şad olsun. Ülkemizde de oldukça Sağlık Bakanlığımız Valiliklerimiz ve il Sağlık Müdürlükleri gece gündüz demeden bu virüsle mücadele etmekte. Ülkemizde bu süreç şimdiye kadar iyi yönetildi. İnşallah sonrasında daha da iyi olur.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: DEVLET VE TOPLUM OLARAK BU SÜREÇTE NASIL BİR SINAV VERDİK?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Dünya geneline bakıldığında bu sınavda birçok ülkeden daha başarılı olduğumuz söylenebilir. Daha önceki sorularda da belirttiğim gibi kış ayları pandeminin yayılması açısından çok risk ortamı oluşturmakta. Aslında burada devletten daha çok topluma iş düşmektedir. Maske, mesafe ve ihtiyaç olmadıkça kendimizi karantinada tutarak bu süreci daha az riskle atlamaya çalışmamız gerekiyor.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: COVİD 19 VİRÜSÜNÜN LABORATUVARDA ÜRETİLEN BİYOLOJİK BİR SİLAH OLDUĞU BİR SÖYLENTİ Mİ YOKSA DOĞAL BİR DURUM MU?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Aslında böyle senaryolar komplo teorileri çok sık dillendirilen bir konu. Ben bu sorunun kaynağının ne olduğunu araştırmaktan ziyade bu sorunla başetme yollarının aranmasından yanayım. Öyle ya da böyle bir biyolojik ajan var ortada şimdi mücadele zamanı. Bu tür tartışmalar sadece beyin yorucu olarak nitelendiriyorum. Bunu tartışmak bizim işimiz değil. Bizim işimiz virüse çare olmak ya da olabilmenin yollarını aramak olmalı. Ama böyle bir etken laboratuvarlarda üretilebilir mi diye sorarsanız, bu ihtimal dâhilinde, tabi derim.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLAR İLE İLGİLİ KALP KRİZİNE VS.NEDEN OLDUĞU SÖYLENTİLERİ VAR BU KONUDAKİ SÖYLENTİLER NE KADAR DOĞRU?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Kullanılan ilaçların kalp krizine sebep olduğunu söylemek çok doğru olmaz. Bu ilaçları kullanarak iyileşen süreci daha kolay atlatan pek çok hasta var.  Ama her ilaçta olduğu gibi bu ilaçlarda da yan etkilerin görülmesi mümkün.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: SİZCE PANDEMİ NE ZAMAN BİTER?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Bu soruya net bir cevap verebilirim. Güvenli güçlü bir aşı elbette çok önemlidir. Ancak hastalığı atlatan konakların yeniden hastalığa yakalanabiliyor olması gerçeği, etkili bir ilaç bulunana kadar pandemi devam edecek gibidir.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: PANDEMİ SONRASI “YENİ NORMAL” DİYE TABİR EDİLEN VE ARTIK HİÇ BİR ŞEYİN ESKİSİ GİBİ OLMAYACAĞINA DAİR DÜŞÜNCE VE SÖYLEMLER VAR SİZ BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYOSUNUZ?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Sorunuzun sosyolojik, ekonomik pek çok boyutu var. Ama ben alanım gereği tıbbi yönden cevaplayacak olursam, bu süreçten sağlık sistemi olarak güçlü bir şekilde çıkılacağına, pozitif yönde adımlar atılacağına eminim.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: TARİH BOYUNCA ÇEŞİTLİ SALGIN HASTALIK SÜREÇLERİ YAŞANMIŞ BU SÜRECİ DİĞERLERİNDEN AYIRAN TEMEL FARKLAR NELERDİR?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN:Bugün tıbbın bu kadar ilerlemesi geçmişe göre bize çok büyük avantajlar sunuyor. Geçmişte bu tip salgınlarda (İspanyol gribi, veba salgını vb.) insanların bağışıklık sistemi güçlenerek milyonlarla ifade edilebilecek derecede çok sayıda insan ölümünden sonra ortadan kalkarken, bugün hızlı bir şekilde müdahale, ilaç ve aşı üretimi, AR-GE çalışmaları sayesinde daha kısa sürede ve daha az ölümle kontrol altına alınabiliyor.

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: İlaçsız çözüm yeterli olur mu?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN: SARS CoV-2 pandemsinde en önemli ve etkin adım efektif bir molekülün sentezlenmesi veya keşfinden sonra olabilecektir. Çok güvenli aşısı olan infeksiyon etkenlerinin dahi tedavisinde etkili bir ilaç gereksinimi mutlak olmuştur ve olacaktır. Bu sebeple pandemide en önemli başarı etkili bir molekülün bulunmasıyla elde edilecektir

 

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Virüsün mutasyona uğraması süreci nasıl etkiler?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN: Dünyada tüm mikroorganizmalar veya infeksiyöz etkenler zaman içerisinde mutasyona uğrayabilmektedir. Covid-19 hastalığı etkeni olan SARS CoV-2’ye karşı şimdiye kadar insersiyon veya delesyon tarzında yüzlerce hatta binlerce mutasyonu gerçekleşmiştir. Virüs bir hücreden diğer hücreyi enfekte ederken dahi nokta mutasyonları dediğimiz bu tarz mutasyonları yüksek ihtimalle geçirmektedir. Bu tip mutasyonların viralantijenitede ciddi değişimler yapması beklenmemektedir. Asıl önemli olan büyük kaymalar şeklinde viral genomda meydana gelebilecek mutasyonlardır ki, böyle bir mutasyonun gerçekleşmesi durumunda salgın aniden bitebilir ya da salgın daha dramatik bir hüviyete bürünebilir. İkinci olarak bahsettiğim mutasyon dünya üzerinde henüz görülmedi. Bu tip mutasyonlar genellikle farklı konakların enfekte eden virüslerin bir konakta birleşmesi ve mutasyona iten bir faktörün olması durumunda görülebilir. Şimdiye kadar dünyada konuşulan mutasyonların virüs yapısında ciddi antijenik değişikliğe yol açması beklenmemektedir olası da görülmemektedir.

GAZİ İSMAİLOĞULLARI: Sinovac mı Biontech mi? Arada fark var mı, varsa fark nedir?

Prof. Dr. NİZAMİ DURAN: Dünyada çok çeşitli ülkelerin farklı aşı çalışmaları bulunmaktadır bu aşıların ortak özelliği ölü aşı veya inaktif aşı kategorisinde sınıflandırılmasıdır. Canlı aşıların gerçek hastalık oluşturması ihtimal dâhilinde olduğundan Korona virüslere karşı canlı aşı üretilmesi düşünülmemelidir. Canlı aşı ile aşılanan konaklar bağışıklığı düşük konaklar için ciddi bir tehdit oluşturacağında üreticiler bu tip hastalık etkenlerine karşı canlı aşı üretmekten imtina etmektedirler.


TARİH
28.04.2021
OKUNMA
Bu Haber 137 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Yazarın Diğer Yazıları