ADNAN ARSLAN
Cenaze Namazı abdestsiz kılınır mı

Soru: Baba, kendisine bakmıyor, iyi davranmıyor diye evlatlarından birini mirastan mahrum edebilir mi?
Cevap: Hayır, mirastan men edemez. Tabi ki evlatların ebeveynlerine karşı görevlerini yerine getirmeleri dinimizin farzlarındandır. Ebeveyne kötü davranmak büyük günahlardandır.
Varisin miras bırakanını öldürmesi, varis ve miras bırakanın başka dinden olması gibi belli bazı durumlar miras almaya engeldir. Bu gibi kimseleri dinimiz mirastan mahrum kılar. Ama iyi davranmıyor diye mirastan mahrum bırakmak caiz değildir.

Soru: Biz İstanbul’da gidiyoruz yaşıyoruz. Babamız “ölürsem, cenazemi Hasan Hocam yıkasın ve beni köyüme defnedin” diye bize vasiyet etti. Bu vasiyeti yerine getirmek mecburiyetinde miyiz?
Cevap:
Hayır. Bu vasiyeti yerine getirmeniz farz, vacib değildir.
Ekonomik imkan, zaman, iklim vb. durumlar müsait ise yerine getirmek şart değil mubahtır. Yani Hasan Hoca mümkünse yıkar, yoksa başka bir hocamız yıkar. Günah işlenmiş olmaz. Diğer yandan örneğin bir hanım eşine veya bir bey eşine; “ben ölürsem vasiyetim olsun evlenmeyesin” diye söylese, bu ifade, nassa (Ayet-i Kerime veya Hadis-i Şerif) aykırı olduğu için meşru değildir. Geçerliliği yoktur.
Vasiyet, ölüm sonrasıyla ilgilidir ve mirasçı (varis) olmayan birisini kendisine vasiyet ederek mal sahibi yapmaktır.
Ayrıca kul hakkı olan borçları, Allah (cc) hakkı olan oruç fidyesi, yemin keffareti, zekat, hac vb. konuları vasiyet etmek gereklidir, vacibdir.

Soru: Cenaze Namazı abdestsiz kılınır mı?
Cevap:
Hayır. Kesinlikle Caiz değildir. Suyla abdest aldığında Cenaze Namazına yetişemeyeceğini anlayan Teyemmüm Abdesti alır ve namazı kılar. Bayram Namazını kaçıracağından endişe eden de teyemmüm abdestiyle kılabilir. Çünkü kazası yoktur. Ama 5 vakit namaz ve Cuma namazına yetişemeyen teyemmümle kılamaz. Mesela; Camiide Cuma Namazını kılmaya hazırlanan birinin abdesti bozulsa, teyemmümle Cuma Namazı kılamaz. Çünkü Cuma’yı kılamazsa Öğle Namazını kılar.
Diğer namazlarda en sevaplı saf ön saftır. Fakat cenaze namazında en sevaplı saf arka saflardır.
Kadınların da Cenaze Namazı kılmaları iyi olur.

Soru: Cenaze namazında imam tekbirlerden birini eksik söyler ve selam verirse cenaze namazının iadesi gerekir mi?
Cevap:
Evet, yeniden kılınması gerekir. Hazırlanmış cenaze namazını kılmanın hükmü farz-ı kifayedir. Cenaze namazının şartı niyettir. Selam vermek vaciptir.
Dualar sünnettir. Cenaze namazının rüknü ise, 2’dir;
1- Kıyam; ayakta durmak,
2- Dört tekbir; cenaze namazında iftitah (ilk tekbir) tekbiriyle birlikte hepsi dört tekbirdir.
Eğer imam cenaze namazının bu dört tekbirinden birini unutarak söylemese ve selam verip namazı tamamlasa, imamın da cemaatin de namazı bozulur. İmam tekbiri eksik söylese ama cemaat dörde tamamlasa bile yine imamın da cemaatin de namazı bozulur. Böyle bir cenaze namazını yeniden kılmak gerekir. Hatta eksik tekbirle kılınan cenaze namazının bu durumu definden sonra anlaşılsa vakit geçirmeden kabri üzerine yeniden kılmak gerekir.

Soru:Zekatımı verdiğim kimseyi fakir zannediyordum ama sonradan durumunun iyi olduğunu anladım. Ben zekatımı vermiş oldum mu? Yoksa yeniden mi vermeliyim?
Cevap:
Zekat veren mutlaka taharride bulunmalıdır. Yani zekat vereceği kimseleri iyice araştırmalıdır.
Araştırma yaptıktan sonra zekat verilecek kimselerden olmadığı ortaya çıksa dahi verdiği zekat geçerlidir. Tekrar vermesi gerekmez.
Çünkü araştırma yapmıştır.
Araştırma yapmadan zekatını birine verse ve sonra da fakir olduğu anlaşılsa, zekatı tamamdır. Yani zekatı yerini bulmuştur. Tekrarı gerekmez.
Fakat araştırma yapmadan, zekatını,  muhtaç/ fakir olduğunu zannederek birine verse ama verdiği kimse zengin çıksa zekatını vermemiş sayılır. Yeniden zekatını vermesi gerekir. Çünkü araştırma yapmamıştı. Burada dikkat edilmesi gereken konu araştırma yapma konusudur.

Soru: Ben alacaklıyım. Borç verdiğim şahıs borcunu bana ödeyemiyor. Bu alacağımı zekatıma sayabilir miyim?
Cevap:
Zekatın geçerli olmasının şartlarından birisi “ niyet etmek”, diğeri ise “ temlik “ yani zekat malını fakirin kendisine teslim etmektir.  (Bundan dolayıdır ki toplu yemek vermeler zekata sayılmaz. ) Bir kimse birine borç verse bir saat veya bir gün sonra verdiği borcu zekata sayabilmesi için o malın o anda harcanmamış olup, borçlunun elinde bulunması gerekir ki kişi zekatına niyet edebilsin.
Eğer harcamışsa zekata sayılamaz. Caiz olmaz. Zekatta menfaat beklenmez. Borcu ödeyemeyen kimseden parayı kurtarmak için zekata saymak ne niyet şartına ve ne de temlik şartına uymaz. Ama kişi kendisine borcu olan şahsa zekatını verebilir. Bununla borçlu borcunu öder, işte bu caizdir.


TARİH
13.01.2022
OKUNMA
Bu Haber 115 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Yazarın Diğer Yazıları