etmesiyle başlar. Kesin tanıyı mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristinin koyması gerekir. Çocuk ve ergen psikiyatristi yoksa psikiyatri doktorlarının tanı koyması gerekir. Tanı koyma süreci kilinik görüşmeler sonucunda netleştirilir.

Tedavi öğeleri dört unsurdan oluşur

Birincisi ailenin psikoeğitime tabi tutulması. Burada aile bu problem hakkında bilgilendirilir. Ailenin süreci nasıl yöneteceği de anlatılır. Ailenin tutumu burada çok önemlidir.

İkincisi ilaç tedavisidir. Hangi boyut daha öplandaysa ona göre ilaç tedavisi verilir. Örneğin çocuğun dürütüselliği ön planda ise ona yönelik ilaç kullanılır. Buradaki amaç çocukta olmayan otokontrolü sağlamaktır ve mutlaka ilaç kullanılmalıdır. Dikkat boyutu ön plandaysa ona göre ilaç verilir. 

Üçüncüsü psikoterapidir. Buradaki amaç çocuğun davranıştan önce düşünmesini sağlayarak kendini kontrol etmesini sağlamaktır. Aynı şekilde davranışlarının sonuçları hakkında bilgi vermektir. Yani içgörü sağlamaktır. Psikoterapi ilaçla birlikte çok iyi sonuç vermektedir.

Dördüncüsü dikkat eksikliği boyutunun ön planda olması nedeniyle özel eğitime tabi tutularak akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanır.

Tedaviden mahrum kalan çocukların özelllikle dürtüselliğin tedavi edilmemesi ilerde antisosyal kişilik bozukluğuna dönüşme olasılığı %60’a yakındır.  Erken tanı ve tedavinin her bozuklukta olduğu bu bozuklukta da çözüm için kritiktir.

" />
KEMAL FIRINCI PSİKOLOJİK DANIŞMAN
ÇOCUĞUM AŞIRI HAREKETLİ NE YAPMALIYIM

Son yıllarda çok sık duyduğumuz bir problemdir Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu. Peki nedir bu bozukluk, neden son zamanlarda bu kadar çok duyuluyor?

Dikkat eksikliğ ve hiperaktivite bozukluğunun üç boyutu vardır. Birinci boyutu dikkat eksikliği. Dikkat eksikliği unutma, çabuk sıkılma, çabuk bıkma, çabuk vazgeçme, uzun süre bir işle ilgilenememe, bir işin sonunu getirememe ve hayatını organizasyon becerilerindeki eksiklik olarak görebiliriz. Bu boyutun en önemli sonuçlarından biri akademik olarak öğrenmede zorluktur. Çünkü bu çocukların organizasyon becerileri zayıf, sık olarak unutma problemi yaşadıkları için kurallı öğrenmede güçlük çekerler. Günümüz okulları kurallı öğrenme sistemi üzerine kurulu için dikkat eksikliği olan çocuklar özel öğrenme yöntemleriyle veya dağınık olarak öğrenebilirler. Dikkat eksikliği fazla olan çocukların çoğu özel eğitime tabi tutulur. Unutulmamalıdır ki bu çocukların zeka seviyesi normal hatta bazen normal üstü olabilmektedir.

İkinci boyutu ise hiperaktivitedir. Hiperaktivite gelişimsel düzeyine göre aşırı hareketlilik demektir. Bu boyutu daha çok ön plana çıkan çocukların tabiri genellikle ‘’Ben otururken yoruluyorum.’’ Şeklindedir. Çevresi tarafından bu özellikleriyle bu yüzden çok çabuk farkedilirler. Aşırı hareketlilik çocuğa fazla zarar vermediği sürece problem olarak görülmez. Burada aile tutumları önemli tabi.

Üçüncü ve en önemli boyutu ise dürtüselliktir. İnsan dürtülerini kontrol edebilen bir varlıktır. Fakat DEHB olan çocuklarda dürtü kontrolü zayıf olabilmektedir. Prof. Dr. Mücahit Öztürk dürtüselliği arabanın fren sistemine benzetir. Bu çocuklarda otokontrol yani fren sistemi yoktur. Bir işe başlamadan önce oişin sonucunun nereye varacağını düşünememe sıkıntısı vardır. Yapılan sonucunda bir üzülme vardır ama davranışı istemsiz bir şekilde tekrarlar. Yani çocuk annnesine, babasına veya kardeşine vurma davranışını iradesi dışında gerçekleştirir.

Bu üç boyuttan sadece biri, ikisi veya üçü birlikte görülebilir. Yapılacak olan tedavi ise hangi boyutun ön plana çıktığıyla ilgilidir.

Nedenler

DEHB’in oluşmasında anne babanın rolü hiç yoktur. Çünkü bu bir genetik rahatsızlıktır. Fakat daha sonra yani bu problemi öğrendikten sonraki durumu durumu yönetmede ailenin rolü çok önemlidir.

DEHB bir nörolojik bozukluktur. Yani beynin frontal lobunda bululunan oto kontrol merkezinin yetrince çalışmamasından kaynaklanır.

Son zamanlarda bu kadar çok duyulmasının nedeni kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıdır. Bu bozukluğun ilk olarak tanımlanması 1902 yılıdır.

Ayrıca çocuklarda görülme sıklığı %6 ile %8 arasındadır. Bu oran sayıya çevrildiğinde çok yüksektir.

Tanı ve Tedavi

Tanı süreci aile veya öğretmenin belirtileri fark etmesiyle başlar. Kesin tanıyı mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristinin koyması gerekir. Çocuk ve ergen psikiyatristi yoksa psikiyatri doktorlarının tanı koyması gerekir. Tanı koyma süreci kilinik görüşmeler sonucunda netleştirilir.

Tedavi öğeleri dört unsurdan oluşur

Birincisi ailenin psikoeğitime tabi tutulması. Burada aile bu problem hakkında bilgilendirilir. Ailenin süreci nasıl yöneteceği de anlatılır. Ailenin tutumu burada çok önemlidir.

İkincisi ilaç tedavisidir. Hangi boyut daha öplandaysa ona göre ilaç tedavisi verilir. Örneğin çocuğun dürütüselliği ön planda ise ona yönelik ilaç kullanılır. Buradaki amaç çocukta olmayan otokontrolü sağlamaktır ve mutlaka ilaç kullanılmalıdır. Dikkat boyutu ön plandaysa ona göre ilaç verilir. 

Üçüncüsü psikoterapidir. Buradaki amaç çocuğun davranıştan önce düşünmesini sağlayarak kendini kontrol etmesini sağlamaktır. Aynı şekilde davranışlarının sonuçları hakkında bilgi vermektir. Yani içgörü sağlamaktır. Psikoterapi ilaçla birlikte çok iyi sonuç vermektedir.

Dördüncüsü dikkat eksikliği boyutunun ön planda olması nedeniyle özel eğitime tabi tutularak akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanır.

Tedaviden mahrum kalan çocukların özelllikle dürtüselliğin tedavi edilmemesi ilerde antisosyal kişilik bozukluğuna dönüşme olasılığı %60’a yakındır.  Erken tanı ve tedavinin her bozuklukta olduğu bu bozuklukta da çözüm için kritiktir.


TARİH
30.03.2021
OKUNMA
Bu Haber 330 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
Facebookta Paylaş Tweetle
Yazarın Diğer Yazıları